Ukrayna – Rusya Savaşının İlk Haftası

Ukrayna – Rusya Savaşının ilk haftası aşağıda iki ana başlık altında incelenmiştir. Öncelikle kinetik unsurlar, sonrasında kinetik olmayan unsurlar değerlendirilmiştir.

Kinetik Unsurlar

  • Savaşın ilk haftasındaki askeri stratejinin ateş gücü üstünlüğü üzerine kurulmadığı görülmüştür. Ukrayna Hava Savunma Sistemleri, havaalanları ve hava gücü imha edilmeden hızlı bir şekilde manevra (İngilizce literatürde blitzkrieg ve annihilation olarak da kullanılmaktadır) aşamasına geçilmiştir. Havaalanlarının ve kritik kontrol noktalarının ele geçirilmesi amacıyla harekatın ilk saatlerinde gerçekleştirilen hava indirmeleri ve özel kuvvet operasyonları da beklenen etkiyi yapmamıştır.
  • Ateş gücünün çoğunlukla roket ve füzelere dayandığı ancak diğer unsurlardan yeterince yararlanılamadığı izlenimi edinilmiştir. Ateş gücünün etkili bir şekilde kullanılamamasının nedenleri uluslararası kamuoyunu ve Ukrayna halkını ikna edecek hızlı bir harekat düzenlemek gibi siyasi veya ormanlık coğrafya, kış şartları, havanın çoğu zaman kapalı olması ve askeri kapasite gibi fiziki de olabilir.
  • Rusya’nın hedef seçiminde özellikle havaalanları, radar ve muhabere sistemlerine öncelik verdiği görülmekle birlikte son birkaç güne kadar tam bir hava hakimiyeti sağlayamaması hedef analiz (targeting) sürecinin etkinliğini sorgulatacak bir başka husustur. Bu seviyede bir harekatta tüm bir hava savunma sistemini çökertecek hedeflerin doğrulukla belirlenmesi ve isabetli vurulması gerekirdi. Ancak RF’nun bu hedefe en azından başlangıçta ulaşamadığı görülmektedir.
  • RF’nin yumuşatma aşamasını hızlı bir şekilde geçerek, şehirleri ele geçirmeye yönelik olarak farklı cephelerden eş zamanlı saldırılar başlattığı anlaşılmaktadır. Bu askeri stratejinin siyasi hedefinin başkent Kiev’e yönelik hızlı bir konvansiyonel zafer ve hükümetin şehri terk ederek meşruiyetini kaybetmesi olduğu düşünülebilir. RF yönetiminde Kiev’in savaşın siyasi ağırlık merkezi olarak görüldüğü söylenebilir. Manevra savaşı riskli ve çok iyi koordine edilmesi gereken bir süreçtir. Alınan riskler kapsamında; şehirler çevrilmemiş, ana yollara bağımlı kalınmış ve lojistik hatlar uzamıştır.
  • RF’nin manevra stratejisinin başarılı olmadığı görülmektedir. Bunun en büyük ölçütü hedeflere zamanında ulaşılamamasından ziyade verilen büyük kayıplardır. Verilen kayıpların harekatın temposunu yavaşlatarak bir dönüm noktasına getirdiği ve savaşın yıpratmaya dönüştüğü söylenebilir. Ukrayna’nın bu başarısı kaçınılmaz olarak RF’nin ilerleyen günlerde daha fazla ateş gücü kullanmasına ve şehirleri çevirerek yıkıcı bir meskun mahal muharebesine girmeyi göz almasına da neden olabilir. Bu kapsamda savaşın ilk haftası biterken RFnin özellikle doğudaki şehirlere yönelik ateşgücü kullanımını giderek arttırdığı görülmektedir.
  • RF’nin en başarısız olduğu boyutun lojistik olduğu söylenebilir. Ukrayna ordusu, TB2 SİHA’lar ve özel kuvvetler (ATGM) ile sürekli olarak lojistik hatlarına saldırmaktadır. Özellikle TB2’ler bu savaşta farklı bir doktrinle kullanılmıştır. Suriye, Karabağ ve Irak’ın aksine alan hakimiyeti ve yıpratma amaçlı değil doğrudan manevrayı durduracak şekilde operasyonel seviyedeki lojistik hatları hedef alınmıştır. Manevrayı desteklemek amacıyla uzayan ve hava koşulları nedeniyle ana yollara ve demiryollarına bağımlı kalan lojistik hatları bu süreçte büyük kayıplar vermiştir. Yarma görevini yapacak olan ve öncü olarak nitelendirilebilecek zırhlı ve mekanize unsurlar yakıt sorunu nedeniyle paralize olmuş, terk edilmek zorunda kalmış, mürettebatları esir düşmüştür.
  • RF ordusunun yıpranmış ve eski teçhizatları da göze çarpmaktadır. Birçok aracın zırh korumasından yoksun olduğu görülmektedir. Ayrıca piyade unsurlarının teçhizatı farklılıklar göstermekte ve toplama bir ordu havası yaratmaktadır.
  • RF’nin istihbarat konusunda da birtakım eksiklikleri göze çarpmaktadır. Öncelikle savaş öncesindeki stratejik analizin yanlış yapıldığı görülmüştür. Eski bir Sovyet coğrafyası olan Ukrayna harekat sahasına yönelik olarak RFnin bilgi toplamada bir eksikliği olduğunu düşünmek mantıklı değildir. Diğer taraftan harekatın kaderini belirleyen hava ve arazi şartları, Ukrayna ordusu, halkı ve hükümetinin direnme azminin göz ardı edildiği söylenebilecektir. Ayrıca RF hükümetinin kendi askeri kapasitesine de fazla güvendiği anlaşılmaktadır. 21. yüzyılda sadece ateş gücüne dayalı yıpratma savaşında başarılı örnekler veren RF ordusu 94 Grozni benzeri bir manevra başarısızlığı yaşamıştır.
  • Bu durumun en önemli nedeni olarak RF’nin siyasi yapısı öne sürülebilir. RF siyaset-istihbarat ilişkisine dair; istihbaratın siyasallaşması, irrasyonel davranış, sürü psikolojisi ve eleştirel düşünce eksikliği gibi bütün analiz hatalarını göstermiştir.  Bunun en net örneği SVR Başkanı Sergei Naryshkin ile Putin arasında geçen meşhur diyalogdur. Emareleri harekat öncesinde hissedilen bu analiz zafiyetinin sonuçları muharebe sahasında görülmüştür.

 

Kinetik Olmayan Unsurlar

  • RF, konvansiyonel harekat ile amaçladığı asimetriyi yakalayamamış savaş yıpratmaya evrilmiştir. RF’nin bu asimetriyi konvansiyonel olmayan yollardan sağlamaya çalıştığı, bu amaçla nükleer silahları gündeme getirdiği ve Ukrayna kontrolündeki nükleer santrallere yönelik provokatif saldırılara giriştiği görülmektedir. Bu yeni tutumun amacının Avrupa kamuoyuna mesaj vermeyi amaçladığı ve Ukrayna’daki fiili kazanımlarını korumaya yönelik olduğu değerlendirilebilecektir.
  • Askeri stratejinin başarısız olması, RF’nin konvansiyonel caydırıcılığına zarar vermiş ve uluslararası kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerini azaltmıştır. Bu durum Ukrayna’ya yönelik silah desteği ve RF’ye yönelik artan kolektif cezalandırma (siyasi-ekonomik) olarak gelişmektedir. Buna ek olarak, Ukrayna ordusu ve halkının direnci, “Rus kaba kuvveti” ve getirdiği psikolojik etkiyi kırmıştır. Savaş öncesi yapılan ve Ukrayna’nın çok kısa bir süre içinde Rusya’ya yenileceği miti ortadan kalkmıştır.
  • Rus karar vericilerin, başta Vladimir Putin olmak üzere, verdikleri kararlar dolayısıyla bütün Rus vatandaşlarının ve hatta tarihi şahsiyetlerin stigmatizasyona uğradığı görülmektedir.
  • Rus ekonomisinin daha ilk haftasında aldığı zarar muazzam derecededir. Avrupa ve ABD’nin Rusya’ya karşı gerçekleştirdiği ekonomik yaptırımlar Rus ekonomisini paralize etmiştir. Rus yönetiminin bu denli büyük bir çöküşü ön görüp göremediği, eğer öngördüyse Ukrayna’ya gerçekleştirilen operasyonların bu öngörüye rağmen yapılıp yapılmadığı tartışma konusudur.
  • Bilgi sahasında geçmişe nazaran Rus etkinliğinin daha sınırlı olduğu iddia edilebilir. Son yıllarda özellikle toplumsal dayanıklılık, sosyal medya okur-yazarlığı ve diğer bilinçlendirme yöntemleriyle Rusya’nın etkinliği savaşın ilk haftasında düşürülmüştür. Ek olarak, Avrupa’nın son yıllarda Rus etkinliğine maruz kalması, reaktif olarak bir hazırlık doğurmuş, Rusya’nın yaratabileceği sürpriz etkisi ortadan kalkmıştır. Bu yöntemlere Zelensky’nin sivrilen karizması, Ukrayna’nın kahramanlık propagandası ve halk direniş görüntülerinin eklenmesi, Rusya’yı uluslararası bilgi alanında zorluğa sokmuştur. Bunlara ek olarak, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya mecralarının Rus yanlısı paylaşımcıları sınırlandırması, Rus etkinliğini iyice düşürmüştür.
  • Siber saldırılar konusunda savaşın ilk haftasında Rusya Ukrayna’dan beklemediği bir karşılık almıştır. Özellikle Ukraynalı olmayan pek çok kişinin Ukrayna tarafında siber savaşa dahil olması ile Rusya siber alanda zor duruma düşmüş, siber saldırılar Rusya’ya zarar vermiştir. Ek olarak, siber alandaki savaşın seviyesinin karşılıklı olarak artması ve özellikle son günlerde Rus siber unsurlarının Ukrayna’ya destek veren Avrupa ülkelerini hedefliyor olması Ukrayna-Rusya arasındaki siber savaşı küresel ölçekli bir hale getirme ihtimalini taşımaktadır.

Sonuç 

Yukarıda belirtilen pek çok madde Rusya’nın savaşın ilk haftasında hem kinetik hem de kinetik olmayan unsurlarda “kaybeden” taraf gibi görünmesine yol açabilir. Bununla beraber unutulmamalıdır ki: Rusya şiddet seviyesini ve konvansiyonel etkinliğini arttırarak ilerleyen günlerde dengeyi kendi lehine değiştirebilir.

Son günlerde Rusya’nın yukarıda belirtilen hususlar dolayısıyla ateş gücünü artırması, savaşın gidişatını askeri olarak Rusya lehine çevirebilir.

Mevcut savaş hakkında geleceğe yönelik kesin yargılar ancak “kehanet” boyutunda kalacaktır. Ukrayna – Rusya savaşında ilerleyen günlerde beklenmedik gelişmeler olabilir.

Rusya’nın Batı tarafından yalnızlaştırılması Dünya barışına uzun vadeli zararlar verebilir. Putin ve hükümeti bir gün gidecektir ama Rus halkı varolmaya devam edecektir.